Müslim, Mümin ve Muhsin üzerine tefekkür I; İnsanın anlamına dair bir mülâhaza
Bugün Gazze hakkında son haberleri incelemek gibi bir gaflette (!) bulundum. Özellikle Müslümanların yorumlarını gördüm. Okudum. En son yorumlar istenilen tepkiyi alamamış olsa gerek Gazzeli birkaç yüz kişinin ifadesi de sosyal medya denen o sanal havuzda dolanmaya başlamış. Bahusus o ifadelerde Müslüman adı altında kim varsa hepsine vebal yüklenmiş. Elhak öyle de zaten. Buna diyecek tek bir kelamım yok. Ki hatta bizatihi sorumlu -muhafazakâr tayfaya da hitap etmesi için kullanmış olayım "mesul"- olarak yegâne bu taife görülmelidir. Benim diyeceklerim farklı mı derseniz aslında hayır. Şöyle bir sözü vardır merhum Milli eğitim bakanlarımızdan Hasan Âli Yücel'in "Yeni bir söz söyledim" diyen, sözlerin en eskisini tekrarlamış olur. Fakat, ne yazık ki hakikatleri tekrara, hafızamızdan çok idrakimiz muhtaçtır. İnanın durumumuz bundan ibaret. Hakikatleri dile getirmeye hafızamızın değil bizzat idrakimizin ihtiyacı var. Dedemin bir sözü vardı. Özellikle terk-i salat birini gördüğünde ona kılıç Müslümanı derdi. Bende çocuk akıl sorardım kendisine bu söylediğinin ne demek olduğunu. Korkudan Müslüman olmuş bunlar bilerek değil derdi. Bilselerdi yaparlardı yapsalardı bilirlerdi diye de eklerdi. O zamanlar 5 ya da 6 yaşında olan benim için bu sözler yalnızca hafızamda kalan birkaç hatıra idi fakat artık dini ilimlerle meşgul birisi olarak bu söz her seferinde beynimde şimşek etkisi bırakıyor. Sadece ilk kısmı bile beni derin birtakım tefekkür mütalaalarına sürüklüyor. Öyle ki kimi vakit saatlerce Müslüman, Mümin ve Muhsin mertebelerini düşünüyorum. İşin içinden çıktığımı da iddia etmeyeceğim. Lakin İslamlık gibi bir müddeayatı öne sürüp akabinde dini ilimlerle iştigal etmek bittabi bu konuyu biteviye gündemimde tutuyor. Sözlerimi lütfen enaniyet olarak algılamayın. Niyetim kendim ve sevdiklerim adına bir müzakereden ibarettir. Konuyu dağıtmadan devam edeyim.
Geçen gün birkaç arkadaşla oturuyorduk. Sohbet ederken
birimiz kendimi açıklamak zorunda olmak kötü dedi. Devamında kendisinin ne
olduğunu aslında bakanın göreceğini ilave de etti. Konu onun üzerinden
ilerleyerek açıldı. Ve sonunda biz Müslümanlara kadar geldi. Şöyle konuştuklarımızı
özetlemem mümkün olabilir.
Eğer olduğun gibi yaşarsan temsil keyfiyetini ifa
edebilirsin fakat olduğun gibi yaşayamazsan temsil edemediğin için sürekli
kendini açıklamak zorunda kalırsın. Çünkü ben o değilim dersin. Temsil tebliğ
için o derece önemli ki Peygamber -dua, selam ve tazim ederim- bir cümle sarf
etmeden nice insanları sırf hal ve hareketleri ile -ki bu durumu anlamak adına
karizma ifadesini kullanabiliriz- etkilemiştir. İnsanlığın övünç kaynağı o
İnsan/Peygamber olduğu gibi göründü hatta Hud suresinin ilgili âyeti hakkında
kendisinin yoruluşunu aktardı. Emrolunduğun gibi dosdoğru oldu. İstikamet üzere
yani yönünü belirlemiş olarak o cihette daima ilerledi. Yön sahibi olabilmek
ancak bilmekle kayıtlıdır. Bilmek de okumakla elde edilir ki okumak da etrafına
bakmanın ve bir mana hakkında düşünmenin akabinde gerçekleşir. Etrafa bakmak
ise insanın kendisini keşfetmesi ile başlar. Mükellefiyetini soruşturmaya
başladığı vakit kendinden dolayımla etrafa bir bakar. Kendisinin neyle külfet
bulduğunu bu vesile ile anlar. Zira ayette insan emaneti alırken her gün
göreceği nesnelerle beraber zikredilir. Gök ve yer. Toparlarsak mükellef
oluşunu anlayan insan, insanın kendisi ile hedeflediği anlam boyutunu
kavrayacak ve yönünü lahuti alemlere yönelterek oraya doğru üveyikler gibi
kanat çırpacaktır. Daha vazıh bir ifade ile yere ve göğe bakan insan, atası Hz.
İbrahim mesleği gibi kendisini ve sonrasında etrafını sorgulayacak akabinde
neden burada olduğunu düşünmeye başlayacaktır. Devamında edindiği bilgisi ile
eyleyecek ve eylemenin neticesinde inancı oluşacak. Artık inancı sayesinde
ilgisini inşa etmenin verdiği mutlulukla yönünü temelli ufuklara müteveccih
kılarak yolculuğuna çıkacaktır. Nihayetinde Müslim, Mümin ve Muhsin
kavşaklarından tüm bir emniyetle geçerek rabbisine kavuşacaktır. Hikayesi bu
kadar olan insanın başlangıç ve son arasında eylediği üzerinden sorguya muhatap
olacaktır.
Yorumlar
Yorum Gönder