İnşa Mesleği İle Gençlik
"Haksızların karşısında) ayağa kalkıp şöyle derken onların yüreklerini güçlendirdik: “Bizim rabbimiz, göklerin ve yerin rabbidir; O’ndan başkasına asla tanrı deyip yakarmayız. Yoksa kesinlikle yanlış bir şey dillendirmiş oluruz."
İfade etmeye gayret ettiği her
bir cümle ile gençlik; yaşanılan zamana tabi olarak koordinat düzleminde
harekete müteallik bir yere karşılık gelmekten fazlasını haykırır bir vaziyetle
hem dini hemde örfi olarak hayatın içindeki en kritik zaman dilimine isim
olmuştur. Edindiği her bir haslet ve kötü davranışların membaı olan işbu dönem
insan için hayat fakültelerini tanımak ve gelecek için geçmişin inşa vakti
hükmüne matuf denilebilir. Çünkü gençlik inşa sürecinin beşere karşılık gelen
tarafını oluşturur. Evet bu hususiyetleri ile söz konusu dönem âdemoğlu için en
önemli devri açıklar.
Sözlük sahifelerinde kendisine delikanlılık ve
yiğitlik kavramlarını seçen işbu ıstılah o kimselerce eğer gereği gibi ifa
edilirse imar edilmiş -ya da inşa demek de mümkün veya başka bir terim ile ihya
edilmiş- bir ömür anlamına gelecektir. O
kimseler ki inşa etmek o insanların bir mesleğidir. İnşa ile ihya etmeyi ve
yıldızlara uzattıkları her biri belki bir basamağa karşılık gelecek olan o
merdiveni teşkil ederler. Her ne kadar hayat kendi çeperinde onları sürüklemiş
ve onulmaz imtihanlarla sınamış da olsa o kimseler mükerreren ayağa kalkıp hu
nidaları ile can tazelemiş ve emre mülaki olarak yalnızca önüne bakarak büyük
bir vakar ile yürüyüşlerine devam etmişlerdir. İşte devasa şekilde o ayakta
duranlar gençlik dönemini öyle bir imar ederler ki bebekler gibi belki safiyane
bir hale kalbederler. Tezkiyeleri gereği arındıkça bilirler ve bildikçe de
arınırlar. Her bir virdi sözcük olmaktan çıkararak dini samimiyet kılmak
kaydıyla yaşanabilir eylemişler ve temsil keyfiyetine nefha-i ilahi vacibince
yükselmişlerdir. Allah’a karşı başları her vakit inhina üzre olsa bile onlar Rahmanın
has kulları olmanın şerefi ile serfiraz olmuş ve diklenmeden dik durabilmişlerdir.
Kâh bile olsa her bir kuh için mahviyet duyarak madenci olmuş ve künküne vakıf
olmak için istiska meşrebine salik olmuşlardır. Olmuşlardır çünkü yaşamın
esrarına ancak o gençlik ile vakıf olabileceklerine kani olmuşlardır. Evet
öyledir de. Nitekim Nebiyi zi-şan Efendimiz fem-i mübareklerinden birer leal
hükmünde olan kelamlarından birisinde şöyle buyururlar: “Yaşlılıktan önce
gençliğin kıymetini bilin.”
Yorumlar
Yorum Gönder